Hayatımıza 20 Yıl Daha Eklememiz Mümkün mü?
Herkesin bedeni farklı olsa da doğru beslenme için evrensel ilkelere uymak sağlıklı ve uzun yaşamanın anahtarıdır. Beslenmenin bazı temel prensiplerini paylaşıyoruz.
Beslenmenin temel prensipleri
Herkesin bedeni farklı olsa da doğru beslenme için evrensel ilkelere uymak sağlıklı ve uzun yaşamanın anahtarıdır. Genetik özellikleriniz, çevresel faktörler, hastalıklarınız ve metabolizmanıza göre bazı değişiklikler olsa da beslenmede temel prensipler nerdeyse her insan için aynıdır. Gıdalar doğru tüketildiğinde vücut için bir ilaç, tam tersi olduğunda ise bir zehirdir. Size beslenmenin bazı temel prensiplerinden bahsetmek istiyorum.
Ultra işlenmiş gıdalardan kurtulun. İşlenmiş nişasta ve şeker tüketimini sıfıra indirin. Az miktarda şeker tüketiyorsanız bunu yapay gıdalar yerine bal gibi doğal kaynaklardan almaya çalışın.
Renkli meyve ve sebzeleri mevsiminde bolca tüketin. Metabolik açıdan sağlıklıysanız kaliteli meyveleri bolca tüketebilirsiniz. Bol şekerli meyveleri çok abartmayın.
Vücut sağlığı için kaliteli yağ tüketin. Avokado, sızma zeytinyağı, doğal tereyağı ve kabuklu yemişler yağ kaynağı olarak faydalıdır.
Haftada 2–3 kez balık tüketin. Omega 3 oranı yüksek, civa ve toksin içeriği düşük balıklar yiyin. Sardalya, uskumru, hamsi ve mümkünse küçük ve doğal somon tercih edin.
Haftada 1–2 gün doğal ortamında yetişmiş, organik kırmızı et ve yumurta tüketin. Bunlar yüksek ve kaliteli protein kaynaklarıdır. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş etleri ve füme etleri hayatınızdan çıkarın.
Ata tohumuna yakın organik baklagilleri sık sık tüketin. Hem içerdikleri lif hem de yüksek protein içerikleri vücut için faydalıdır.
İçerisinde kimyasallar, katkı maddesi, pestisit, herbisit, hormon ve antibiyotik bulunan gıdalardan kaçının.
Eğer süt ve süt ürünlerini seviyorsanız koyun ve keçiden elde edilmiş süt ve ürünlerini tercih edin. Bunlar inek sütüne göre hem daha besleyici hem de daha az alerjik ve enflamasyon tetikleyicidir. Doğal yoğurt ve katkısız kefir en sağlıklı süt ürünleridir.
Kömürde-ateşte ya da tavada yağla kızartarak hazırlanmış yanmış ve kızarmış her türlü gıdayı mümkün olduğunca az tüketin. Kısık ateş, yavaş pişirme, tencere yemeği, fırınlama, buğulama ve haşlama ideal pişirme yöntemleridir.
Hayatınızın ikinci 50'sinde hayvanların kendisini değil, daha çok yediklerini yiyin! Hayvansal ürünleri sınırlayıp bitkisel beslenmeye ağırlık verin. Daha çok sebze, daha çok bakliyat, tam tahıl ve makul miktarda meyve tüketin. Bitkisel besinlerin de renkli olanını, organik olanını ve tazesini mevsiminde tercih edin.
Gazlı içecekleri ve meyve sularını tüketmeyin. Bol (en az 2 litre) mineralli ve doğal su için.
Brokoli, karnabahar, mercimek, zencefil, zerdeçal, sarımsak, ceviz, keten-çiya tohumu, nar, orman meyveleri, sızma zeytinyağı, balık, doğal yoğurt, kefir, baklagiller, kuruyemişler, yeşil çay, maydanoz ve elma gibi süper gıdaları sofranızdan eksik etmeyin.
Bir paket patates cipsi ve gofretle ya da tarhana çorbası-sardalya-yoğurttan oluşan bir menüyle de doygunluk sağlamak mümkündür. Ama ilki besin değeri olmayan boş bir kalori yüküyken, ikincisi gerçek gıdalardan oluşan sağlıklı bir öğündür. Vücudunuza işe yaramayan ve hücreleriniz için yük olan tek bir kalori bile almadan; doğal, kaliteli ve gerçek beslenme, ömrü uzatmanın ya da hayatı geri vitese atmanın bir yolu olabilir.
Sıkça sorulan sorular
Beslenme gerçekten ömrü 20 yıl uzatabilir mi?
Kesin garanti yok; fakat kanıtlar sağlıklı beslenmenin kronik hastalıkları azalttığını, yaşam süresi ve sağlık süresini (healthspan) uzatabileceğini gösterir. Görme sağlığını etkileyen hastalık riskini de azaltır.
Retina ve makula sağlığı için hangi besinler önemlidir?
Omega‑3 yağ asitleri (yağlı balık), lutein ve zeaksantin (yapraklı yeşillikler), C ve E vitaminleri, çinko ve antioksidanlar. Bu besinler maküla sağlığını destekleyerek AMD riskini azaltabilir.
Gözünüzde Geçici Görme Azlığı Yaşıyorsanız Bunu Asla Görmezden Gelmeyin
Kısa süreli ve kendiliğinden geçen görme kayıpları masum görünse de ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu belirtiyi ihmal etmeden bir göz hekimine başvurmanız hayati önem taşıyabilir.
İyi bir uyku için bunları yapmayın
İyi bir uyku, ertesi günün değil; tüm yaşamımızın kalitesini belirler.
Sağlıklı Yağlardan Korkmayın!
Sağlıklı yaşamın sırrı yağsız beslenmek değil, doğru yağı seçmek ve onu dengeli tüketmekten geçer.
