Özel ilgi alanım

Retina ve Sarı Nokta

Hekimlik yolculuğumda özellikle gözün arka bölümüne, retina ve sarı noktaya yöneldim. Buradan, görmenin başladığı yere doğru kısa bir yolculuğa çıkalım.

Gözün içine doğru

Işığın izlediği yol

Korneadan ve mercekten geçen ışık, jel kıvamındaki saydam vitreustan geçerek gözün arkasına, görmenin gerçekleştiği katmana ulaşır.

Görmenin merkezi

Retina

Gözün arka iç yüzeyini kaplayan, ışığa duyarlı ince bir tabaka. Damar ve sinir hücrelerinden zengindir; gördüğünüz her şey önce burada bir sinyale dönüşür.

Retinanın kalbi

Sarı Nokta

Retinanın tam merkezindeki bu küçük bölge, keskin ve ayrıntılı görmenin kaynağıdır. Okumak, bir yüzü tanımak, iğneye iplik geçirmek; hepsi buradan gelir.

Yolculuk hazırlanıyor 0%
Temeller

Retina ve sarı nokta nedir?

Retina, yani ağ tabaka, gözün arka kısmında yer alan, ışığı algılayan ve görme sürecini başlatan hayati bir doku tabakasıdır. Yaklaşık ince bir kartvizit kalınlığındadır ve ışığa duyarlı hücreler (fotoreseptörler) ile sinir hücrelerinden oluşur. Gözümüze gelen ışık burada işlenir ve görme siniri aracılığıyla beyne iletilir. Kısacası retina, gözün görme merkezi olarak çalışır.

Retinada iki temel ışık hücresi bulunur: çubuklar (rodlar) düşük ışıkta ve çevresel görmeyi sağlar; koniler ise parlak ışıkta çalışır ve renkli, keskin merkezi görmeden sorumludur.

Sarı nokta (makula)

Sarı nokta, retinanın tam merkezinde yer alan ve merkezi görmeyi sağlayan bölgedir. Net ve ayrıntılı görmeyi mümkün kılar; ışığın odaklandığı yerdir. Tam ortasında yer alan fovea, en keskin görmenin gerçekleştiği noktadır. Pigment yoğunluğu nedeniyle bu isimle anılır.

Sarı nokta oksijensizliğe çok dayanıksızdır. Vücutta ya da retinada oksidan-antioksidan dengesi bozulduğunda makula etkilenir ve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir. Hastalarıma her zaman söylediğim gibi: sağlam retina, sağlam vücutta bulunur.

Fovea
Sarı noktanın tam merkezi; gözün en keskin gördüğü nokta.
Fotoreseptörler
Işığı sinir sinyaline çeviren çubuk ve koni hücreleri.
Vitreus
Gözü dolduran, retinanın önündeki saydam jel.
Belirtiler

Belirtiler ve ne zaman başvurmalı?

Retina hastalıkları çoğu zaman sessiz ilerler. Aşağıdaki belirtilerden biri ortaya çıktığında gecikmeden bir göz hekimine başvurmak, korunabilecek görmeyi belirleyen en önemli adımdır.

  • Aniden ortaya çıkan çok sayıda yeni uçuşma (sinek uçuşması)
  • Özellikle görme alanının kenarında tekrarlayan ışık çakmaları
  • Bir taraftan içeri doğru ilerleyen gri ya da koyu bir perde
  • Düz çizgilerin dalgalı görünmesi ya da merkezde bir leke
  • Tek gözde ani görme kaybı
  • Cisimleri olduğundan büyük, küçük ya da yamuk görme
Acil

Ani ışık çakmaları, görme alanına inen bir perde ya da ani görme kaybı, retina yırtığı veya dekolmanının habercisi olabilir ve aynı gün değerlendirme gerektirir.

Tanı

Retinayı nasıl inceliyoruz?

Doğru tanı, çoğu zaman göz bebeği genişletilerek yapılan ayrıntılı bir muayeneye ve modern görüntüleme yöntemlerine dayanır. Bu yöntemler, görme belirgin biçimde etkilenmeden önce ince değişiklikleri ortaya koyabilir.

  • Optik Koherens Tomografi

    OCT

    Retina katmanlarının kesitsel görüntüsünü oluşturur; adeta dokudan örnek almışçasına. Sıvı birikmesi, ödem ve sarı noktadaki en küçük değişiklikleri bile gösterir. Göze temas etmez.

  • OCT Anjiyografi

    OCTA

    Boya kullanmadan, ışığın hareketli kan hücrelerinden yansımasını ölçerek retina damarlarının haritasını çıkarır. Özellikle makulayı tutan damarsal hastalıklarda değerlidir.

  • Floresein Anjiyografi

    FFA

    Damardan verilen floresein boyası ile retina damarları görüntülenir. Sızıntı, tıkanıklık ve anormal damarları net biçimde ortaya koyar.

  • Göz Dibi Muayenesi

    Fundoskopi

    Retina, optik sinir ve makulanın özel mercek ve ışıkla doğrudan incelenmesi. Retina değerlendirmesinin en temel adımıdır.

  • Amsler Testi

    Basit bir ızgara testi ile merkezi görmedeki bozulmaları gösterir. Hastanın evde de uygulayıp erken belirti yakalayabileceği bir yöntemdir.

  • Elektrofizyoloji

    ERG / VEP

    Retina hücrelerinin ve görme yollarının elektriksel aktivitesini ölçer. Retinitis pigmentosa gibi kalıtsal hastalıkların tanısında kullanılır.

Başlıca durumlar

İlgilendiğim retina hastalıkları

Aşağıda, retina ve sarı noktayı etkileyen başlıca durumların kısa bir özeti yer alıyor. Her biri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kişiye göre değişir.

Diyabetik Retinopati Yüksek kan şekerinin retina damarlarına verdiği hasar; yetişkinlerde görme kaybının en sık nedenlerinden biri.

Belirtiler: Bulanık görme, Uçuşan cisimler, Görme alanında karanlık alanlar, Ani görme kaybı

Diyabet, küçük damarları tutan ve aynı zamanda sinir harabiyeti (nörodejenerasyon) yapan bir hastalıktır. Sinir ve damar hücrelerinden zengin retina, bu hastalıktan en çok etkilenen dokudur.

Erken (non-proliferatif) evrede genellikle belirti vermez; damarlarda mikroanevrizmalar ve küçük kanamalar oluşur. İlerlemiş (proliferatif) evrede retinada anormal yeni damarlar gelişir, bunlar kanayarak ve çekerek ciddi görme kaybına ve retina dekolmanına yol açabilir. Sarı noktada sıvı biriktiğinde (diyabetik maküler ödem) merkezi görme belirgin biçimde azalır.

Tedavide kan şekeri, tansiyon ve kolesterol kontrolü esastır; gerektiğinde lazer, göz içi anti-VEGF enjeksiyonları ve ileri vakalarda vitrektomi uygulanır. Diyabet tanısı konan herkesin yılda en az bir kez retina muayenesi olması önemlidir.

Yaşa Bağlı Sarı Nokta Hastalığı (YBMD) 55 yaş üstünde makulanın hasar görmesiyle merkezi görmenin azaldığı, halk arasında en çok bilinen retina hastalığı.

Belirtiler: Merkezde leke veya boşluk, Düz çizgilerin eğri görünmesi, Renklerin solması

Kuru tip en yaygın formdur (hastaların yaklaşık %80'i) ve yavaş ilerler. Retina altında drusen denen birikintiler oluşur, makula incelir ve merkezi görme zamanla azalır.

Yaş tip daha az görülür ama daha hızlı ve ciddi seyreder. Retina altında büyüyen anormal damarlar sızdırır ve kanar; tedavi edilmezse kalıcı hasar bırakabilir.

Yaş tipte göz içi anti-VEGF enjeksiyonları anormal damarların büyümesini baskılar. Kuru tipte belirli vitamin ve mineral takviyelerinin (AREDS) ilerlemeyi yavaşlatabildiği gösterilmiştir. Sigarayı bırakmak ve dengeli beslenmek riski azaltır.

Retina Dekolmanı Retinanın altındaki destek dokudan ayrılması, bir duvar kâğıdının duvardan kalkması gibi. Acil bir durumdur.

Belirtiler: Ani ışık çakmaları, Çok sayıda uçuşma, Görme alanına inen perde

Retina ayrılmaya başladığı andan itibaren sinir hücrelerinde kayıp başlar; ayrılan bölge beslenmesini ve oksijenini kaybeder. Tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açar.

Çoğu zaman bir retina yırtığından sonra, göz içi sıvısının retinanın altına sızmasıyla gelişir. Yüksek miyopi, göz travması, geçirilmiş göz ameliyatları ve diyabetik retinopati riski artırır.

Erken ve sınırlı vakalarda lazer ya da kriyoterapi ile yırtık çevresi sabitlenebilir. İlerlemiş vakalarda vitrektomi veya skleral çökertme gibi cerrahi yöntemlerle retina yeniden yerine yerleştirilir. Tedaviye en kısa sürede başlanmalıdır.

Retina Yırtığı Vitreusun retinayı çekmesiyle oluşan yırtık. Tedavi edilmezse dekolmana ilerleyebilir.

Belirtiler: Ani ışık çakmaları, Yeni uçuşan cisimler, Kenarda gölgelenme

Yaşla birlikte vitreus jeli büzüşerek retinaya yapışır ve çekiştirir; bu çekiş bir yırtığa yol açabilir. Yüksek miyopi, travma ve geçirilmiş göz ameliyatları riski artırır.

Belirtiler fark edilir edilmez başvurmak kritik önemdedir. Yırtığın çevresine uygulanan lazer (fotokoagülasyon) ya da kriyoterapi, sıvının retina altına sızmasını engelleyerek dekolman gelişimini önleyebilir.

Retina Damar Tıkanıklıkları Retina toplardamar ya da atardamarlarının tıkanması; ani ve ağrısız görme kaybına yol açabilir.

Belirtiler: Ani ağrısız görme kaybı, Görme alanında karanlık bölge, Bulanık görme

Sinir hücreleri oksijensizliğe çok dayanıksızdır; tıkanıklık kısa sürede açılmazsa retinada kalıcı hasar oluşur. Ven tıkanıklıkları (santral CRVO, dal BRVO) sızıntı ve ödeme; arter tıkanıklıkları (CRAO, BRAO) ani kan akışı kaybına neden olur.

Başlıca risk faktörleri yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara ve damar sertliğidir. Tedavide altta yatan damar hastalığının kontrolü, anti-VEGF veya kortikosteroid enjeksiyonları ve lazer kullanılır. Arter tıkanıklıkları acil değerlendirme gerektirir.

Sarı Noktada Zar (Epiretinal Membran) Makula yüzeyinde gelişen ince bir zar; zamanla gerilim yaratarak görmeyi bozabilir.

Belirtiler: Çarpık veya dalgalı görme, Merkezi görmede azalma

Genellikle yaşla ya da retinadaki küçük bir hasarın ardından gelişir. Başlangıçta inceyken belirti vermeyebilir; ama zamanla sarı noktayı çekiştirerek şeklini bozar ya da kalınlaşarak görmeyi azaltır.

Hafif vakalar düzenli izlemle takip edilebilir. Belirgin görme kaybında, vitrektomi sırasında zarın soyulmasıyla görme işlevi iyileştirilmeye çalışılır; deneyim gerektiren bir cerrahidir.

Sarı Noktada Delik (Maküler Hol) Makula merkezinde oluşan küçük bir delik; merkezi görmeyi ciddi biçimde etkileyebilir.

Belirtiler: Merkezde leke, Düz çizgilerin eğrilmesi, Ayrıntı görmede zorluk

Çoğunlukla yaşla birlikte vitreusun makulayı çekmesiyle oluşur; travma ve diğer retina hastalıkları da neden olabilir. Üç evrede ilerler ve büyüdükçe merkezi görme kaybı artar.

En yaygın tedavi vitrektomidir: vitreus çıkarılır ve göz içine gaz balonu verilerek deliğin kapanması sağlanır. Ameliyat sonrası baş pozisyonu önemli olabilir; görme iyileşmesi birkaç ay sürebilir.

Hipertansif Retinopati Yüksek tansiyonun retina damarlarında yarattığı daralma, sertleşme ve hasar.

Belirtiler: Bulanık görme, Görme alanında karanlık noktalar, İleri evrede görme kaybı

Yüksek kan basıncı retina damarlarını daraltır ve sertleştirir; ileri evrelerde kanama, sıvı sızıntısı ve optik sinirde şişme (papil ödemi) görülebilir. Genellikle dört evrede sınıflandırılır.

Tedavinin ilk adımı kan basıncını kontrol altına almaktır. Çoğu zaman belirti vermediği için düzenli göz muayeneleri önemlidir; ileri vakalarda lazer ya da enjeksiyon gerekebilir.

Retinitis Pigmentosa (Tavuk Karası) Işığa duyarlı hücrelerin yavaşça kaybıyla seyreden, genetik geçişli ilerleyici bir hastalık.

Belirtiler: Gece körlüğü, Tünel görüşü, Görme alanının daralması

Önce çubuk hücreleri etkilendiği için ilk belirti genellikle gece körlüğüdür. Hastalık ilerledikçe çevresel görme kaybolur ve tünel görüşü gelişir; ileri evrede merkezi görme de etkilenebilir.

Kesin bir tedavisi henüz yoktur; ilerlemeyi yavaşlatmaya ve yaşam kalitesini korumaya yönelik yaklaşımlar uygulanır. Gen tedavisi, kök hücre ve biyonik göz gibi alanlarda araştırmalar sürmektedir. Ailesinde öykü olanların düzenli kontrol olması önemlidir.

Vitreus Hastalıkları Gözü dolduran saydam jelin yaşa bağlı değişimleri: ayrılma, uçuşmalar ve kanama.

Belirtiler: Uçuşan cisimler, Işık çakmaları, Ani bulanıklık

Vitreus yaşla birlikte büzüşüp retinadan ayrılır (vitreus dekolmanı). Çoğu zaman zararsızdır, ancak retinayı çekerek yırtık ya da dekolmana yol açabilir. Vitreus içine kanama (vitreus hemorajisi) ani görme kaybına neden olabilir.

Hafif uçuşmalar çoğunlukla tedavi gerektirmez. Vitreusun makulayı çekmesi (vitreomaküler traksiyon) ya da yoğun kanama gibi durumlarda göz içi enjeksiyon veya vitrektomi gündeme gelebilir.

Tedavi

Tedavi yaklaşımları

Retina hastalıklarında tedavi; takip, göz içi enjeksiyonları, lazer ve cerrahi gibi seçenekleri kapsayabilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğunu, bulguları ve seçenekleri sizinle birlikte değerlendirerek belirleriz.

Birçok ilaç, kan-retina bariyeri nedeniyle ağızdan ya da damardan verildiğinde retinaya yeterince ulaşamaz; göz damlaları da göz arkasına tam geçemez. Bu yüzden retina ve makula hastalıklarında ilaç çoğu zaman doğrudan göz içine verilir.

Cerrahi ve girişimsel işlemlerin sonuçları kişiden kişiye değişebilir.

Korunma

Retina sağlığını korumak

Bedene zarar veren her durum görmeyi de etkileyebilir. Birkaç basit alışkanlık, retina sağlığını korumaya yardımcı olur.

Dengeli beslenme

Lutein, zeaksantin ve omega-3 açısından zengin yeşil yapraklı sebzeler ile balık, retinayı oksidatif strese karşı destekler.

Düzenli göz muayenesi

Retina hastalıkları erken evrede belirti vermeyebilir. Özellikle 40 yaş üstü ve risk taşıyanlarda yılda bir muayene önemlidir.

Diyabet, tansiyon, kolesterol kontrolü

Bu değerlerin kontrol altında tutulması, diyabetik ve hipertansif retinopatinin önlenmesinde belirleyicidir.

Sigarayı bırakmak

Sigara, oksidatif stres yaratarak retina damarlarına zarar verir ve sarı nokta hastalığı riskini artırır.

UV koruması

UV korumalı güneş gözlüğü, uzun süreli güneş maruziyetine bağlı retina hasarı riskini azaltır.

Düzenli egzersiz

Fiziksel aktivite kan dolaşımını ve retinanın oksijenlenmesini destekler, diyabet kontrolüne yardımcı olur.

Genel sağlık

Vücuttaki hastalıklar gözden anlaşılır mı?

Evet. Göz, vücuttaki dolaşımın doğrudan izlenebildiği ender organlardandır. Kapsamlı bir retina muayenesi, bazı sistemik hastalıkların erken bulgularını ortaya koyabilir.

Diyabet
Mikroanevrizmalar, kanamalar ve ödem (diyabetik retinopati).
Yüksek tansiyon
Damarlarda daralma, sertleşme ve sızıntı (hipertansif retinopati).
Yüksek kolesterol
Retina damar tıkanıklıkları ve damarlarda birikintiler.
Otoimmün hastalıklar
Damar iltihabı (retinal vaskülit), üveit bulguları.
Kan hastalıkları, kanser
Retinada kanamalar, pamuk benzeri eksudalar.
Kalp-damar hastalıkları
Arter tıkanıklıkları; inme ve kalp riskinin erken işareti olabilir.

Bu nedenle düzenli göz muayenesi yalnızca göz sağlığı için değil, genel sağlığın izlenmesi açısından da değerlidir.

Sık sorulanlar

Sık sorulan sorular

Sarı nokta hastalığı ile retina hastalığı aynı şey mi?

Sarı nokta (makula), retinanın küçük merkez bölümüdür; dolayısıyla makula sorunları, daha geniş retina hastalıkları ailesinin bir alt grubudur. Sarı nokta hastalığı genellikle yaşa bağlı maküler dejenerasyonu anlatır; retina hastalığı ise diyabetik retinopati ya da retina dekolmanı gibi retinanın geri kalanını etkileyen durumları da kapsar.

Muayene için göz bebeğimin damlayla genişletilmesi gerekir mi?

Retinayı ayrıntılı görebilmek için genellikle göz bebeğinin damlayla genişletilmesi gerekir. Sonrasında birkaç saat görmeniz bulanık olabilir ve gözleriniz ışığa daha duyarlı olabilir; bu yüzden yanınızda güneş gözlüğü bulundurmanız ve mümkünse muayene sonrası kendiniz araç kullanmamanız iyi olur.

OCT nedir, göze temas eder mi?

OCT (optik koherens tomografi), retina ve sarı noktanın ayrıntılı bir kesit görüntüsünü alan bir taramadır. Göze temas etmez, enjeksiyon gerektirmez ve yalnızca birkaç dakika sürer. Görmeyi etkilemeden önce ince değişiklikleri gösterebilir.

Göze sürekli iğne mi yapılacak?

Göz içi enjeksiyonların etkisi sınırlı bir süre sürdüğü için tedavi genellikle düzenli aralıklarla uygulanır. Başlangıçta ayda bir yapılabilir; yanıt iyiyse aralık uzatılır. Bazı hastalarda birkaç enjeksiyon yeterken, bazılarında uzun süreli tedavi gerekebilir. Bu, hastalığın türüne ve seyrine bağlıdır. Riskli durumlarda enjeksiyonu aksatmamak çok önemlidir.

Ne sıklıkla retina kontrolü yaptırmalıyım?

Bu; yaşınıza, öykünüze ve varsa mevcut bir duruma bağlıdır. Diyabeti olan kişilere genellikle yılda en az bir kez göz bebeği genişletilerek retina muayenesi önerilir; yeni bir belirtisi olan herkesin gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.

Görmenizle ilgili bir endişeniz varsa ya da retina kontrolü için randevu almak isterseniz, çekinmeden ulaşabilirsiniz.