Bloga geri dön

Doktor Reçetelerinde 'Dostlarla Daha Çok Zaman Geçir' Yazmalı

Yaklaşık 300 binden fazla kişinin dahil olduğu büyük bir bilimsel çalışmada, güçlü sosyal ilişkileri olan insanların yalnız ve kopuk yaşayanlara göre belirgin biçimde daha uzun yaşadığı gösterildi. Meğer dostluk yalnızca ruhu değil, kalbi ve bağışıklığı da besliyor.

9 Mart 2026
A group of older friends laughing together around a table

Doktor Reçetelerinde 'Dostlarla Daha Çok Zaman Geçir' Yazmalı

Yaklaşık 300 binden fazla kişinin dahil olduğu büyük bir bilimsel çalışmada, güçlü sosyal ilişkileri olan insanların, yalnız ve kopuk yaşayanlara göre yaklaşık %50 daha fazla yaşama şansına sahip olduğu gösterildi. Çalışmalarda 4'ten az dost ve arkadaşı olanların daha çok kalp hastalığına ve felce yakalandığı ve buna bağlı ömür beklentisinin daha az olduğu bulundu. Geniş kapsamlı araştırmalar, sosyal yalnızlığın ölüm riskini günde 15 sigara içmeye yakın bir düzeyde artırdığını vurguluyor. Dostlarıyla daha çok zaman geçiren yaşlılarda depresyon oranı düşerken, yalnız, sosyal ilişkileri kötü ve dostlarından uzak olan yaşlılarda ise depresyon sık görülüyor. Yine araştırmalarda, dostluk bağları güçlü olanlarda bellek problemleri, yaşa bağlı uyku sorunları ve yorgunluğun daha az olduğu gösterilmiştir. Sağlam ve kuvvetli dostluk bağlarınız varsa sadece iyi yaşlanmazsınız, her yaşta daha sağlıklı yaşarsınız!

Dostluklarla iş hayatındaki stresle baş etmek daha kolay olur, stresle ilişkili sağlık sorunlarından uzak kalma ihtimaliniz artar, çünkü dostlarla birlikte geçirilen zamanlar vücudumuzda bir dinginlik ve rahatlama oluşturur. Sevdiklerimizle temas hâlindeyken ya da onlara sarıldığımızda ya da derdimizi anlattığımızda, beynimiz oksitosin hormonu salgılar. Bu hormona halk arasında "aşk ya da bağlılık hormonu" denir. Oksitosin, stres hormonlarını baskılar, kas gerginliğini azaltır, kalp atım hızını düzenler ve sonuç olarak bizi daha sakin ve güvende hissettirir. Ayrıca samimi sohbetler ve dostlarla neşeyle geçirilen zamanlar serotonin ve dopamin gibi mutluluk hormonlarını arttırır. Uzun süre yalnız kalan ve kendini toplumdan izole eden bir insanda önce beyin, sürekli bir "tehdit" varmış gibi algılar. Stres hormonu kortizol kanda yükselir. Nabız artar, tansiyon yükselmeye meyilli olur. Vücutta iltihap (inflamasyon) göstergeleri artar; bu da kalp, damarlar ve bağışıklık sistemi için olumsuz bir zemin hazırlar ve sonuçta sağlığı bozar.

Güçlü dostluk bağları kaygıyı önler ve güven duygusunu yukarı taşır. Özellikle yaş aldıkça daha çok kalabalıklaşmak, dost ve arkadaşlarla bağları sıkılaştırmak, gençler ve çocuklarla daha fazla zaman geçirmek, destek ve yardım kurumlarında farklı görevler üstlenmek, daha sık sosyalleşmek; en az uyku, beslenme ve hareketli bir yaşam tarzı kadar önemli bir iyi yaşlanma reçetesidir.

İroniye bakın ki hiçbir dönemde şu an olduğu kadar çok "takipçimiz", "grubumuz", "iletişim kanalımız" olmadı. Ama buna rağmen, dünyada yalnızlık salgını konuşuluyor. Çok şükür ki iletişimin kolay kurulduğu, birbiriyle güçlü bağ ve ilişki kurmayı seven, dokunma ve sarılma gibi temasları seven bir toplumda yaşıyoruz. Yalnız kalmamak için fırsatlar aramalı ve insanlarla dostane ve samimi ilişkiler kurmalıyız. Çorum eski müftüsü İbrahim Acar şöyle derdi: 'Dostluklar çiçek gibidir, arada sulanmazsa solar ve nihayet kurur.' Güzel dostluklar hem beden hem de ruh sağlığına iyi gelir. Babam Dr. Mehmet Çağlar güzel bir dost sohbetinden sonra hep 'Sanki bir küp bal yemiş gibiyim' der.

Samimi bir dost buluşması, sadece ruhu değil, kalbi ve bağışıklığı da besleyen bir "ilaç" gibidir. Eğer bu ilacı doktorunuz reçetenize yazmıyorsa, siz kendiniz mutlaka uygulayın.

Tüm yazılar